11 Ocak 2014

Şehir, İnsan ve Gökyüzü


İnsan, şehir ve gökyüzü
İç içe olduğu kadar uzaktır da birbirlerinden
Kapılırsa insan şehrin ışıklarına
Bir gökyüzü, o gökyüzünde seyreden yıldızlar olduğunu bile unutur
Güneşin kızıl gelinliğinden bihaber

Olmazsa olmazdır insan olabilmede ruh
Ve kaybolursa şehrin karanlık sokaklarında
Aynı şehirde aynı gökyüzüne bakıp aynı havayı solumadan rahat etmeyen kalp
Artık o insanda atmıyor demektir.
Yağmur yağdığında o etrafa yayılan kokuyu algılamadığı gibi
Acaba üşür mü ıslanır mı diye düşünmez de.

Artık bir sen olduğunu bile silmiştir hafızasından
Ilık ılık esen sabah rüzgarını unuttuğu gibi
Ciğerlerini doyasıya dolduran o derin nefesi almayı unuttuğu gibi
Kaçmak yerine yağan yağmurda ıslanmayı unuttuğu gibi
Ve aynı şehirde aynı gökyüzüne bakıp seninle aynı havayı solumadığında
Duyduğu korkuyu unuttuğu gibi unutmuştur seni de
Ve belki sen de…

Dostlukların yerini bin bir çeşit kilitlerin aldığı,
Karanlık sokakları gibi gökyüzünü de karartan bu şehirde
Unutmak yerine kendimi, seni, insan olmayı
Yağan yağmurla eriyip gitmektir tercihim
En azından son kez görürüm
Aynı şehirde seninle aynı havayı soluduğum gökyüzünü…


Hiç yorum yok: